Elma’ dan Turşuya

İki ay önce, televizyondaki bir sabah programında elma sirkesi ve lahana turşusu yapımından bahsediyorlardı. Sirke yapım aşaması kolaydı ancak beklemek gerekti.

Birbuçuk kilo elma, su, fermantasyon için küçük bir parça ekşi mayadan yapılmış ekmek, bir avuç nohut, iki çorba kaşığı bal, bir avuç kadar toz şeker birlikte konup karanlık ve serin bir yerde, kavanozun üzerine tülbent bağlı olacak şekilde bekledi ve gün aşırı karıştırılması gerekti. İki ayın sonunda elmalar dibe çöktü. Tülbentten süzüldü.

Şimdi turşu oluşumu için de biraz beklemek gerekecek. Dilerim güzel olur.

‘Ay’ın yenisinde yapılan işten hayır gelmez’, ‘Dolunay’ı bekle, bereketini gör’, diyen büyüklerimize bakarsak güzel olacak gibi. Çünkü tam da dolunay zamanı. Turşuyu dolunayda yapalım diye başlamamıştık işe. Bu konuda biraz bilgi kırıntısı vardı ama yine de netleştirmek isteyince, ulaştığım bu sözle, doğru zamanda yapmış olduğumuzu fark ettim.

Dünyada obezite giderek artmakta. Televizyon kanallarına baktığımızda bir çok yemek programı olduğunu görmekteyiz. Bazen yemek yemenin, giderek daha çok odak haline getirilmekte olduğunu düşünsem de, doğru beslenmek ve bunun öğretilmesi adına da bu programların faydalı olduğunu da düşünürüm.

Programlarda evde sirke, yoğurt, turşu, tarhana, vs yapmak gibi bilgiler ve bunların yeniden konuşulması güzel. Eskiye dönüş var gibi. Bizler ev yapımı yiyeceklerle büyüdük. Daha önceleri evde turşu yapardık ama sirke yapmamıştık. Dilerim bundan sonrasında alışkanlık haline gelir.

Sirkenin görünümü hazır aldığımız elma sirkeleri gibi değil ama kokusu ve tadı sirke gibi. Belki biraz daha bekletilse daha iyi olabilirdi. Boğazımı yakmadı. Salata yerken içindeki sirkeden dolayı her seferinde oluşan gıcık öksürüğüm bu sefer oluşmadı. Bal ve şeker konması sirkenin keskinliğini aldı.

Penceremden İnciler

Yayınlayan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir