Vaktiyle, içinde bir buçuk yaşında, ilk göz ağrısı olan küçük bir oğlanın neşeyle koşturduğu bir yuva varmış. Evin annesi, o kışın ortasında, rahmine ansızın ikinci bir canın düştüğünü öğrenmiş. Anne, o günün... Devamını oku...
Kategori: Aile Dizilimi Terapisi
Bu bölümde okuyacağınız anlatılar; hem teorik eğitimini aldığım hem seanslarında “temsilci” olarak bulunduğum hem de bizzat kendi aile dizilimimi yaptırdığım Kıymetli Uzman Klinik Psikolog Akbar Vatan rehberliğindeki çalışmaların birer yansımasıdır. Kendi köklerime doğru yaptığım o derin ve iyileştirici yolculukta; ruhun en kuytu köşelerinde saklı kalan, kuşaklar boyu aktarılan o “gümüş ipliklerin” nasıl çözüldüğüne ve yeniden bağlandığına bizzat tanıklık ettim.
Aile dizilimi, 1990’lı yıllarda Alman psikoterapist Bert Hellinger tarafından temelleri atılan; bireyin kökleriyle olan bağlarını ve bu bağların yarattığı sistemik dinamikleri anlamayı amaçlayan kadim bir yöntemdir. Bu yöntemi içselleştirmem; duygularımızın ve kaderlerimizin sadece bize ait olmadığını, bir nehir gibi kuşaklar boyu aktığını hem Kıymetli Akbar Vatan Hocamızdan aldığım eğitimler hem de kendi dizilimimde yaşadığım o büyük farkındalık sayesinde mümkün oldu.
Buradaki amacım; bir yazar ve editör titizliğiyle, o şifa alanında filizlenen dönüşümleri masalların ve hikayelerin kapsayıcı diliyle sizlere ulaştırmaktır. Kıymetli hocamızın yönetimindeki alanlarda bizzat tecrübe ettiğim ruhsal devinimleri, metaforların iyileştirici gücüyle harmanlayarak bu bölümde bir araya getirdim.
Bu sayfalar sadece birer metin değil; hem eğitimin, hem gözlemin hem de bizzat yaşanmış bir şifa sürecinin süzgecinden geçmiş; köklere selam veren ve “görülmeyeni” onurlandıran birer şifa köprüsüdür.
Umarım her bir satırı ruhunuza dokunur ve kendi yolculuğunuza ışık olur.
Dr. Demet Uzun Nohutçu
Sarmaşık ve Mevsimlik Yolcular
Bozkırın ortasında, her bahar kök salmak için bir zemin arayan pek çok Sarmaşık vardır. Bir de, o yamaçlara sadece geçici bir süreliğine konan, “burası benim durağım değil” diyen Mevsimlik Yolcular.Sarmaşıklar,... Devamını oku...
Kendi İçindeki Yıldızı Bulan Filiz
Bir zamanlar, kadim ve derin bir ormanın kıyısında, güneşin her sabah ilk öptüğü küçük bir filiz yaşarmış. Bu filiz, ormanın tüm dillerini öğrenmeye hevesli, meraklı bir ruha sahipmiş. Toprağın altında saklı olan... Devamını oku...
Mülksüz Yolcu ve Emanet Çatı
Bir varmış, bir yokmuş… Zamanın evvelinde, insanın dünyaya “sahibim” dediği, oysa aslında sadece birer konuk olduğu kadim bir diyar varmış. Bu diyarda, evler birer kale, tapular ise birer ferman sanılırmış.... Devamını oku...
Görünmez Şefkatli Sınır
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Uzak diyarlarda, ruhu yorgun, kalbi kırık bir genç adam yaşarmış. Bu... Devamını oku...
Gurbet Heybesindeki Özsevgi
Evvel zaman içinde, kökleri kadim topraklara uzanan, dilleri dualarla, isimleri atalarının nefesiyle mühürlenmiş bir halk varmış. Günün birinde, bu halkın yaşadığı toprakların üzerine gölgesi ağır bir hüküm çökmüş. Bu... Devamını oku...
108 Numaralı Parça ve Büyük Mekanizma
Çok uzaklarda, gökyüzünün neon renkli dumanlarla kaplı olduğu bir Metal Şehir vardı. Bu şehirde yaşayanların kalpleri et ve kemikten değil, tıkır tıkır işleyen pillerden ve dişlilerden oluşurdu. Her yeni doğan... Devamını oku...
Kayıp Bağlar Ormanı
Zamanın ilmek ilmek örüldüğü, kadim bir dokumanın tam kalbinde başladı her şey. Bir ruh, üzerine giydirilmiş ağır ve süslü bir pelerinle uyandı bu rüyada. Pelerin o kadar uzundu ki, uçları kendinden önceki kuşakların ayak... Devamını oku...
Sırma İpliklerin Şifası
Evvel zaman içinde, büyüklerin duasını almadan, fırtınalı bir gecede gizlice evden kaçan iki gencin kurduğu dumanlı bir yuva varmış. Bu yuva, rızasız kurulduğu için temeli hep sarsılırmış. Yolculukta kaybedilen iki bebek,... Devamını oku...
Gümüş Köklerin Gölgesindeki Yaralı Fidan
Zamanın birinde, ulu bir ormanın kalbinde, kökleri toprağın en derin sırlarına uzanan, dalları ise gökyüzüne hasret bir Fidan yaşarmış. Bu Fidan, özünde çiçek açmaya hazır, ışığı kendi içinde saklı bir pınarmış. Ancak... Devamını oku...