Her İnsan Bir Romandır

Saygılar selamlar Sayın Demet Hanımefendi,

Sayfanız ilgimi çekti. Her insan bir romandır değil mi? 🙂 Herkesin acı tatlı bir yaşamı ve misyonu vardır. Sanırım ben de biraz kendi hayat hikayemden yazılara dökerim; kimine ilaç olur, kimine örnek, kimine moral verir, belki de daha faklı duygular yaşatır.

Fahrettin

***

Sayın Fahrettin Bey,

Çok teşekkür ederim. Her insan bir romandır; okumasını bilene. Size ilham olduysam ne mutlu. Sayfa amacım da sadece buydu zaten. Teşekkür ederim. İzninizle bu yorum yazınızı, “Okurlarımdan Mektuplar” kategorisi altında yayınlayacağım.

Penceremden İnciler

Yayınlayan

“Her İnsan Bir Romandır” üzerine 2 yorum

  1. ben bir denizciyim ,önce yıllarca balıkcılık antalya/side de yaptım sonrada yat kaptan oldum,sizlerle bir anımı paylaşmak istedim balıkcılık yıllarımdan, bir gün kıyıya yakın bir bölgede ,ağlarımı sığ sulara bıraktım,koya benzer bir alanda ,aslında,ağları bıraktığım yerde ,ağlara takılan midyeler ve çer çöpten başka fazla bir şey çıkmayan bir yerdir. şansınız varsa bir kaç balık takılır belki,ama çaresizdim param yoktu mazot çeyrek depoda,uzaklara gidemezdim,her neyse bu bölgede çokta büyük kablumbağlar olur hatta çiftleşmeleride bu alanda olur, çok kere rastlamıştım seremonilerine,ben ağlarımı serip döndüm ve teknemi bağladım limana,ertesi gün çok erkenden,kalkıp ,ağlarımı toplamaya başladım,deniz sakin ve , ortam sabahın o büyülü sessiz huzuru ile doluydu,özellikle denizde ,sihirli bir durumdur ve daha yoğun hissedilir. ağlarımıda bir ağırlık hissettim ve eyvah herhalde kablumbağ takılmıştır diye düşünürken,gerçektende fazla büyük olmayan genç bir kablumbağıyı ,tekneme çektim boğazına ağ geçmişti ve sıkmışştı, çok üzüldüm,çünki kablumbağları severiz onları öldürmek veya zarar vermenin uğursuzluk getireceğine inanırız,balıkçılar olarak .ben gayri ihtiyari ağdan kurtardım ve bir kenara bıraktım,öldüğünü sanarak. ve ağlarımı toplamaya bitirdim,pislikten başka 1-2 ufak balık dışında bomboştu, o takılan midyeleri çer çöpü temizlemek ,akşama kadar elle temizleme demektir.çok berbat bir meşgaledir. tam son ucunu çektiğimde ağlarımın,derin bir nefes alma işittim arkamda irkildim ve döndüm baktım,ve gülümsemeye başladım,,benim öldü sandığım genç kablumbağ,hayata dönmüş,demekki fazla o vaziyete kalmamış ,bende zamanında yetişmişim imdadına,bu duruma çok sevindim mutlu oldum, tabii bir müddet sonra ,onu severek tekrar denize bıraktım ve uzaklaştı gitti ,bende limana garip hislerle döndüm..akşama çaresizlikten yine aynı yere ağlarımı sermek zorundaydım ve öylede yaptım ,ertesi gün erkenden kalkıp ağlarıma doğru yöneldim ,ve baş bidon şamandırasını bularak ,çekmeye hazırlarken,etrafımda daireler çizen çok büyük kablumbağlar tespit ettim, içimden yandım ben dedim,ağları deler parçalarlar şimdi diye, çünki ağda takılı balıkları yemek isterler.,her neyse ben ağlarımı toplamaya başladım,ama oda nesi ! ağlarımda inanılmaz çok balık takılı, o bereketsiz,çer çöp dolu verimsiz yerde üstelik. ayrıca tek bir kablumbağ dokunmamış,ağları yırtmamış, 200 kg lık dev carettalar.ağlarımı tekneme çektim,garip ben çektikten sonra etrafımdaki dolaşan kablumbağlarda kayboldular . limana döndüm .5-6 kg balığımı sattım,ve dinlenmeye çekildim,oldukça yorulmuştum,kafamda bir soru belirdi,neden hiç balık çıkmayan yerde ,bir anda bu kadar balık tuttum diye ,sizce nedendir ? ben yıllar sonra bile hatırlar, mutlu bir şekilde tebessümle yüzümde ,hep o genç kablumbayı hatırlarım,ve denizdeki canlılarada saygı duyulmasına inanırım,bu nedenle bugün,yunusların ve deniz canlılarının korunması için,denizlerin de çevresel kirlilikten korunması için elimden geldiğince katkıda bulunacak faaliyetlerde rol alırım,bunu bizden sonra gelecek olan nesillerimize borçluyuz,onlar temiz sağlıklı bir dünya bırakmalıyız,tüm canlı zenginlikleriyle,saygılarımla fahrettin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir