Bir Ramazan gecesi küçük Elif, ezan sesiyle uyanıp dedesinin hâlâ sofrada olduğunu görünce şaşkınlıkla fısıldamış: — Dedeciğim, ezan okundu, komşular ışığı söndürdü. Sen neden hâlâ yiyorsun? Orucu unuttun... Devamını oku...
Ay: Şubat 2026
Mühürlü Keseler Ve Antik Vicdan
Kütüphanenin loş bir köşesinde, parmaklarım Platon’un asırlara meydan okuyan sayfalarında geziniyordu. Okudukça tavan yükseldi, duvarlar mermer sütunlara dönüştü. Kendimi bir okurdan ziyade, antik Atina’nın tozlu revaklarında... Devamını oku...
Penceremden Bir Küçük Not… 🐚
“Masallar çocukları uyutmak, büyükleri uyandırmak içindir” demiştik. Ekim 2018’den beri bu pencerede, bazen bir çocuk kitabında, bazen de bir romanda aslında ben hep bir “anlatıcıydım“. Ancak her... Devamını oku...
Mimarın Zaman Yolculuğu
Francis Bacon’un Yeni Atlantis kitabının sayfalarına dalan okur, orada bir şey hissetti. Acaba bu bir masal mıydı, yoksa yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan soğuk ve vakur bir elin dokunuşu mu?Sayfalar çevrildikçe oda küçüldü,... Devamını oku...
Bir Eskişehir Masalı
Bir varmış, bir yokmuş… Anadolu’nun ortasında, gökyüzünün sonsuz maviliğiyle bozkırın sarı sıcaklığının buluştuğu yerde, ismi “Eski” ama ruhu her daim “Genç” bir şehir varmış. Bu şehir,... Devamını oku...
Güneş Ülkesi’nden Mühletin Ötesine Yolculuk
Vaktiyle, Tommaso Campanella’nın Güneş Ülkesi kitabını okuyan bir yolcu varmış. Yolcu sayfalar arasında ilerledikçe; yedi kat surla çevrili, her adımın bir kurala, her anın bir hesaba bağlandığı o aşırı “ayarlı”... Devamını oku...
Güven ve Derun: İki Dünyanın Ahengi
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; gökyüzünün yedi kat derinliğiyle toprağın altı kat sağlamlığının buluştuğu gizemli bir diyarda, Güven adında bir adam ve Derun adında bir kadın yaşarmış.Güven, sanki yeryüzünü... Devamını oku...
Sessiz İplikler ve Köklerin Barışı
Varoluşun kıyısında, seslerin yankılanmadığı ama her nefesin bir öncekinden miras kaldığı o puslu boşlukta bir ruh varmış. Bu ruh, üzerine kuşakların tozu sinmiş genç bir kadın bedeniyle dolaşıyormuş. İçinde bir yerde,... Devamını oku...
Gürültü Ülkesi ve 432 Hz’lik Uyanış
Bir varmış, bir yokmuş… Şehirlerin en büyük şifahanesinin derinliklerinde, adına “Laboratuvar” denilen, cihazların hiç susmadığı bir diyar varmış. Bu diyarda çalışanlar, o bitmek bilmeyen uğultu korosundan dolayı... Devamını oku...
Gölgelerin Ve Işığın Şarkısı
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbinin içinde koca bir ordu taşıyan ama o ordunun sesinden kendi fısıltısını duyamayan bir Küçük Yıldız varmış. Bu Yıldız’ın sarayında üç yoldaş yaşarmış: Her şeyi... Devamını oku...