Gölgenin Ardındaki Işık: Büyük Uzlaşma

Bir zamanlar, ruhunun derinliklerinde bitmek bilmeyen bir çatışma taşıyan bir gezgin varmış. Gezginin bir yanı hep geçmişe, annesinin dizinin dibine, yani şefkatli ama hüzünlü dişil sulara çekiliyormuş. Diğer yanı ise ısrarla geleceğe, babasının mirası olan kararlı ve inşa edici eril dağlara tırmanmak istiyormuş. Gezgin, sol yanındaki anne mirasıyla sağ yanındaki baba gücü arasında sıkışıp kalmış; kalbi bir türlü huzur bulamıyormuş. Bir gün bir bilgeye rastlamış. Bilge ona, “Ruhun bir takım yıldızı gibidir,” demiş. “Her yıldızın bir yeri vardır. Sen sadece bugünü değil, atalarının bıraktığı o kadim çekirdek inançları da taşıyorsun”. Gezginin heybesinde sadece kendi yükü yokmuş; atalarından miras kalan bir ah, eski bir beddua ve göçlerle savrulmuş bir ana vatan özlemi de varmış.Bilge, gezginin önüne bir yaşam haritası (Genogram) sermiş. Haritada, sistemden dışlanmış olanlar, isimleri unutulmuş kayıplar ve hakkı yenmiş ruhlar birer gölge gibi duruyormuş. “Bolluğun ve bereketin neden sana gelmediğini mi merak ediyorsun?” diye sormuş bilge. “Çünkü bolluk anneden, bereket babadan akar. Eğer birini reddedersen, yaşam pınarının bir yanı hep kuru kalır”.Gezgin, haritadaki o karanlık köşelere bakmış. Orada görülmeyi bekleyen, onurlandırılmamış hikayeler varmış. Bilge ona en önemli sırrı fısıldamış: “Yargı yok. Acımak en büyük yargıdır”. Gezgin o an anlamış ki, atalarına acımak aslında onları küçük görmekmiş. Onların kaderine saygı duymak ise en büyük özgürlükmüş. Gezgin, ruhunun sol yanındaki anneye dönüp “Seni ve geçmişimi olduğun gibi kabul ediyorum,” demiş. Sağ yanındaki babaya dönüp “Senin gücünü ve geleceğimi onurlandırıyorum,” diye eklemiş. O an, içindeki alma-verme dengesi yerine oturmuş; yıllardır onu hapseden o tıkanıklık hissi, coşkun bir nehir gibi akmaya başlamış.Masal bu ya, gezgin artık tek başına değilmiş; arkasında binlerce atanın desteği, sağında babanın bereketi, solunda annenin bolluğu ile kendi yolunda yürümeye başlamış. Gölgeler aydınlanmış, sürgün bitmiş ve gezgin sonunda kendi ruhunun gerçek vatanına ulaşmış.Gökten üç elma düşmüş: Biri öz sevgisini bulanlara, biri geçmişiyle helalleşenlere, biri de yargılamadan sadece sevmeyi seçenlere…

Yazarın Notu:

2025 Yılını, bu son gününden böylesi bir masalla uğurluyoruz. 2026, düşen üç elmadan bol bol nasiplerimizi aldığımız bir yıl olsun.

Penceremden İnciler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir