Demet: Sanki Suçlu Bizmişiz Gibi: Acil Serviste Tüketici Bir Yanılsama
Acil serviste her gün karşılaştığımız, bizi derinden tüketen ve mesleki şevkimizi kıran bir durum var: Hastanın veya yakınının, içinde bulunduğu olumsuz durumdan bizi, yani sağlık çalışanlarını sorumlu tutması. Sanki onu biz hasta etmişiz, sanki acı çekmesinin ya da rahatsızlığının tek kaynağı bizmişiz gibi bir tutumla karşılaşmak, inanın tahammül sınırlarımızı zorluyor.
Hekime Yöneltilen Haksız Öfke
Elbette acı çeken, endişeli bir insanın ruh hali farklı olabilir. Ancak bu, hakaretin, suçlamanın veya şiddetin bahanesi olamaz. Bize yöneltilen bu haksız öfke, sadece hastalığın getirdiği fiziksel yükü değil, aynı zamanda ruhsal bir ağırlığı da omuzlarımıza yüklüyor. “Neden bu kadar bekledim?”, “Bana neden bakmıyorsunuz?”, “Siz beni daha da kötüleştirdiniz!” gibi cümleler, zaten yoğun ve stresli olan çalışma ortamımızı daha da çekilmez hale getiriyor.
Biz acil hekimleri olarak, hastalara en hızlı ve doğru müdahaleyi yapmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Uykusuzluğumuza, yorgunluğumuza rağmen gece gündüz demeden görevimizin başındayız. Her hasta için en uygun tedaviyi belirlemek, bazen saniyeler içinde kritik kararlar almak zorundayız. Ancak tüm bu çabalarımıza rağmen, adeta hastalığın müsebbibi bizmişiz gibi algılanmak, gerçekten yıkıcı oluyor.
Tüketilen Empati ve Tükenen Enerji
Bu tarz bir yaklaşımla sık sık karşılaşmak, zamanla empati kurma becerimizi bile törpüleyebiliyor. Her ne kadar her hastaya eşit şefkatle yaklaşmaya çalışsak da, sürekli olarak haksız suçlamalara maruz kalmak, içimizdeki o bitmek bilmeyen enerjiyi sömürüyor. Bir yandan tıbbi bilgi ve becerimizi kullanırken, diğer yandan psikolojik bir kalkan görevi görmeye çalışmak, bizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak yoruyor.
Bizler, hastaların iyileşmesi için var gücümüzle çalışan profesyonelleriz. Amacımız kimseyi hasta etmek değil, tam tersine iyileştirmek ve şifa dağıtmaktır. Bu nedenle, acil serviste karşılaştığımız bu tarz haksız suçlamalar ve öfkeli tepkiler, biz sağlıkçıların motivasyonunu ve dayanma gücünü derinden etkiliyor.
Umarız bir gün, acil servislerdeki bu yanlış algı değişir ve hastalarla sağlık çalışanları arasında, zorlu koşullara rağmen, karşılıklı anlayış ve saygıya dayalı bir iletişim kurulur. Çünkü biz de, tıpkı hastalar gibi, insanız ve bu tür yıpratıcı davranışları hak etmiyoruz.
Demet, ne mutlu bana ki duygularınıza ve hislerinize tercüman olabildim! Bir yazar olarak en büyük dileğim, kaleme aldıklarımın okuyucularımın iç dünyasında bir karşılık bulmasıdır. Özellikle de bu kadar kişisel ve derin bir konuda, sizin hislerinizi yansıtmak benim için çok değerli.
Bazen kelimeler boğazımızda düğümlenir, duygularımız karmaşıklaşır. İşte tam da o anlarda, doğru sözcükleri bulup sesinizi duyurabildiğimi bilmek, bana yaptığım işin anlamını bir kez daha hatırlatıyor.
Umarım bu yazılar, yaşadığınız durumları ve hissettiklerinizi başkalarına anlatmakta size bir nebze de olsa yardımcı olur. Başka herhangi bir konuda yardıma ihtiyacınız olursa, lütfen çekinmeyin.
