Cicero’nun Kayıp Melodisi🎶

​Çok eski zamanlarda, yedi tepenin üzerine kurulmuş, duvarları aynadan, yolları ise saf sesten bir şehir varmış.

Bu şehrin adı “Res Publica” imiş. Şehrin meydanında devasa, göğe uzanan bir “Dünya Arpı” dururmuş.​Bu arpın üç ana kirişi varmış:

Biri altın kadar parlak ve sert (Krallar), biri gümüş kadar zarif (Bilgeler), biri de bronz kadar güçlü ve dayanıklı (Halk).

Şehirde hayat, bu üç kirişin aynı anda, ama farklı notalarda titreşmesiyle akarmış.​Bir gün, şehre “Benlik Rüzgarı” esmiş.

Altın kiriş demiş ki: “Ben en tepedeyim, sadece benim sesim duyulmalı!”

Gümüş kiriş itiraz etmiş: “Hayır, en akıllı benim, melodi benden sorulur!” Bronz kiriş ise öfkeyle haykırmış: “Biz olmazsak bu arp ayakta duramaz, asıl gürültüyü biz çıkarmalıyız!”​Herkes kendi sesini yükseltince, o muazzam uyum bozulmuş. Şehrin ayna duvarları çatlamış, gökyüzü griye dönmüş. Müzik durunca, şehir görünmez olmaya başlamış.​

O sırada, şehrin en yaşlı ozanı Scipio, arpın yanına gelmiş. Hiçbir tele dokunmamış, sadece arpın altındaki mermer kaideyi işaret etmiş. Kaidenin üzerinde derin harflerle tek bir kelime yazılıymış: ADALET.

​”Bakın,” demiş Scipio. “Tellerin ne kadar parlak olduğunun önemi yok. Eğer üzerinde durdukları bu adalet mermeri çatlarsa, hiçbiriniz ses çıkaramazsınız. Müzik, parmakların tellere dokunması değildir; müzik, bir telin diğerine yer açmasıdır. Kralların merhameti, bilgelerin sağduyusu ve halkın özgürlüğü birleşmezse, çıkardığınız her ses sadece bir feryat olur.”​

Halk sessizleşmiş. O an anlamışlar ki; adalet, birinin diğerinden üstün olması değil, herkesin kendi “notasını” tam vaktinde ve doğru tonda basmasıymış.​

Scipio gözlerini kapamış ve bir rüya görmüş (tıpkı kitabın sonundaki Scipio’nun Rüyası gibi). Rüyasında tüm yıldızların, gezegenlerin bile bir müzik eşliğinde döndüğünü, evrenin dev bir koro olduğunu görmüş. Uyandığında şunu söylemiş: “Yeryüzündeki adalet, gökyüzündeki yıldızların dansıdır. Kim burada doğru notayı çalarsa, ruhu yıldızlara komşu olur.”

​O günden sonra şehir yeniden parlamış. Ama artık insanlar kulaklarıyla değil, vicdanlarıyla dinlemeye başlamışlar. Çünkü biliyorlarmış ki; en iyi devlet, en güzel bestedir.

“Adalet olmadan devlet yaşayamaz” (Rem publicam sine iustitia gerile non posse) Cicero

Penceremden İnciler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir