Çınlayan Kulaklarım: Bir Nöbetçinin Vedası



Dinlenmek için koltuğa oturduğumda, dış dünya tüm seslerini çekip beni sessizlikle baş başa bıraktığında başlıyor o ses… Tiz, ince bir frekans gibi… Bir uyarı mı, bir hatırlatıcı mı, yoksa hiç bitmemiş bir mesainin ruhumdaki yankısı mı?
Yıllarca acil servislerin o kesintisiz deviniminde, saniyelerin hayatla ölüm arasındaki o ince çizgiyi belirlediği bir tempoda koşturdum. Beyaz önlüğü üzerime geçirdiğim her an, zihnimde görünmez bir radar çalıştı. O radar, binlerce nöbet boyunca hiç durmadan dönmeye programlandı. Şimdi dinlenmeye çekildiğimde bile, sistemim hala o “hazır ol” modunda kalmış bir nöbetçi gibi tetikte bekliyor.
Bugün, masal terapisinin ve bütünsel şifanın penceresinden bu sesi dinlediğimde, yankının çok daha derinden geldiğini görüyorum.
Bu sesin kökleri; vaktinden önce kesilen nefeslerde, henüz bir çocukken yaşanan o zamansız ayrılıklarda ve hayatın akışına erken ya da geç dahil olan her bir canın bıraktığı izde gizli. Özellikle evlatlarımı kucağıma aldığım o anlardaki telaş ve “her şey yolunda mı?” titizliği, içimde hiç susmayan bir “güvenlik kontrolü” ziline dönüştü.
Şu an bu satırları kurgularken kalbimde bir ağırlık hissediyorum. Sanki yılların yutulmuş hikayeleri göğüs kafesime yaslanmış. İstemli bir nefes boşaltımıyla o basıncı dağıtmaya çalışırken, bir yandan da kurabiyemi yiyorum. Kurabiyenin o topraklayıcı tadı ve her lokmanın mideye inişi, bedenime bir mesaj gönderiyor: “Şu an buradasın. Maddesel dünyadasın. Güvendesin.”
Artık kulağımdaki bu tiz çınlamayla kavga etmiyorum. Onu susturmaya çalışmak yerine, ona hikayemdeki sadık bir “temsilci” gibi bakıyorum. O ses; geçmişten bugüne taşınan tüm anıların, verilen tüm emeklerin ve o büyük hayat mücadelesinin bir parçası.
Artık o zorlayıcı kontrol sorularını sormuyorum kendime. Biliyorum ki; her şey olduğu haliyle, tüm eksikleri ve fazlalıklarıyla bütün ve kutsal. Nöbeti hayata devrediyorum. Beyaz önlüğü sadece dolaba değil, ruhumun derinliklerine de asıyorum.
Kulağımdaki o zil sesi, artık korkulacak bir alarm değil; bunca fırtınaya rağmen hala dinginlikle nefes alan kalbimin huzurlu bir şarkısıdır.

Penceremden İnciler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir