
Dostlarım, yakın çevrem beni hekim olarak tanıdı, bildi. Beyaz önlüğümün ve reçetelerimin ardındaki o mesleki hayatımın, kalemimle dokunduğum bu edebi yolculuktan ne kadar farklı göründüğünü biliyorum. Belki de hekim kimliğimden yazar kimliğime geçişim ilk başta küçük bir şok etkisi yaratmış olabilir.
İbnü’l-Arabî, “Sen fark edene kadar gezegenler seni yönetir; fark ettikten sonra ise sen gezegenleri yönetirsin” der. Hayatım boyunca içten içe beni yöneten o merak ve şifa verme arzusu, hep hobim olan astroloji ile birleştiğinde, bu yolda benim için bir pusula oldu. Zihnimi ve merakımı diri tutan Mars’ın İkizler’deki dinamik enerjisini, insan ruhunu şefkatle kucaklayan Merkür’ün Yengeç’teki derinliğini ve toprağa sağlam basıp kalıcı eserler bırakma arzumun tepe noktası olan Boğa’yı astroloji haritamda gördüğümde anladım ki; yaşadığım her an, mesleğim dahi kendi olma yolculuğumun birer durağıymış.
Hekimlik bedeni sağaltırken, kalemim ruhun yarasını sarıyor. Hayatın tam içinden geçen o insan manzaraları, hikayeler… Meğer hepsi, gün geldiğinde o masanın başına oturup kelimeleri sabırla ve şefkatle örebilmem için bana verilmiş birer hazırlık evresiymiş.
İnsan mesleğini seçerken sadece bir geçim yolu seçmiyor aslında; ruhunun haritasındaki o nihai menzile doğru yürümeyi seçiyor. Benim derdim, kalemimle ve kelimelerimle sağaltmak. Bu bazen bir şiir oluyor, bazen bir roman, bazen bir deneme, bazen de bir masal… Hangi formatta olursa olsun, niyet hep aynı: Kelimelerin iyileştirici gücüyle insana dokunmak.
Uzun bir süredir, Armoni Yayınevi ile yollarımız ayrıldıktan sonra, roman olanlar dışındaki tüm eserlerimi sil baştan ele aldım, büyük bir emekle, ilmek ilmek yeniden düzenledim. Eski baskılar piyasada artık tek tük kalıp tükenmek üzereyken, bu eserler şimdi yeni yüzleriyle, taptaze bir hazırlık evresinin sonunda, tıpkı yeni doğmuş bir bebek gibi gün sayıyor. Çok yakında, bu sabırlı bekleyişin müjdesini ve raflarda yerini alacakları o heyecan verici anı sizlerle paylaşacağım.
Biliyorum ki bu yolda okursuz olunmuyor. Yazdıklarımın hayat bulması, bu emeğin bir anlam kazanması, okurun ona el uzatmasıyla tamamlanıyor.
Yolun sonundaki buluşma yöntemi ise her insana, her zevke göre değişebilir: Kimi okur modern dünyanın hızıyla internetten tek tıkla sipariş verir kitabını; kimi de o dijital kalabalıklara girmek yerine, tanıdık kırtasiyeciye ya da mahalledeki kitabevine yürür, kokusunu içine çekerek alır emanetini. Yöntem ne olursa olsun; ister dijitalin pratikliği, ister mahalledeki o küçük esnafın ve emeğin sıcaklığı…
Ben o kelimelerin, hangi yoldan giderse gitsin, nihayetinde kalpten kalbe yolunu bulacağına inanıyorum. Ve sizleri, bu yeni, taptaze ve heyecan verici kelime bahçesine adım atmanız için sabırsızlıkla bekliyorum.Çok yakında görüşmek üzere!