Bir Kuşun Hikayesi

Bir zamanlar gökyüzünde, bulutların üzerinde yaşayan Bilge bir kuş varmış. O kadar yaşlıymış ki, kanatlarının her teleği, gördüğü bir hikayenin anısını taşıyormuş. O, rüzgarın fısıltılarını dinler, nehrin akışından bilgelik okurmuş.

Vadinin derinliklerinde, kendini herkesten daha güçlü sanan bir yılan yaşarmış. O, sadece gücüne ve kibrine inanır, kendisinden başka kimseyi dinlemezmiş. “Benim gücüm her şeyi yener, benim yolum tek yoldur,” dermiş. Yılan, çevresindeki tüm canlılara hükmetmeye, onların suyunu ve toprağını ele geçirmeye çalışırmış. Onun zorbalığından bıkan orman halkı, Bilge kuşun yanına gitmiş.

Bilge kuş, onlara şöyle bir masal anlatmış:

“Bir zamanlar, rüzgarın esen her dalda bir şarkı olduğu, suyun her damlasında bir hayat filizlendiği bir dünyada, sadece kendi doğrusuna inanan bir dev varmış. O, gücünün evrenin kendisi olduğunu düşünüyormuş. Kendi gölgesine bile meydan okur, ‘Benden daha büyük bir şey yoktur!’ diye bağırırmış.

Nehrin akışını değiştirmeye, dağları yerinden oynatmaya çalışırmış. Kendini o kadar büyük görmeye başlamış ki, etrafındaki küçücük varlıkların sesini duyamaz olmuş. Ağaçlar kuruyor, nehirler yatak değiştiriyormuş ama o, bunların kendi gücünün sonuçları olduğunu sanıyormuş.

Oysa devin gücü, sadece etrafındakileri yok etmeye yarıyormuş. O, hayatın değil, yıkımın temsilcisiymiş. Nihayetinde, devin en büyük güvendiği şey, onun zayıflığı olmuş. Etrafında hayat kalmadığında, kendi gücü de bir hiç olmuş ve rüzgarın unuttuğu bir anı gibi kaybolmuş.

Aynı dünyada, bir de minicik bir tohum varmış. O, gücünü kibrinden değil, sabrından alıyormuş. Kendi gücünün ne olduğunu anlamak için, toprağın altında sessizce beklemiş. Yağmuru kucaklamış, güneşi selamlamış ve yavaşça kabuğunu kırmış.

Filizlenmiş, büyümüş ve bir ağaç olmuş. Onun kökleri, yeryüzünün tüm bilgeliğini emmiş, dalları ise gökyüzüne uzanmış. O, rüzgarla dans etmiş, yağmurla şarkı söylemiş. Etrafındaki diğer ağaçlarla bir orman olmuş. Ve bu orman, her şeye rağmen büyümeye, yeni hayatlar filizlendirmeye devam etmiş.”

Bilge kuş, masalını bitirmiş ve yılanın sadece etrafındakileri yok eden o kibirli dev olduğunu, orman halkının ise birlikte büyüyen o ağaç gibi olduğunu fısıldamış. Yılan, Bilge kuşun sözlerinden sonra ilk kez kendi gücünü değil, kendi yalnızlığını görmüş. Ancak çok geç olmuş, çevresinde yok ettiği her şeyle yalnız kalmış.

Penceremden İnciler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir