Hayatın içinde insan, ilişkiler kurarken en çok kelimelerini harcar. Oysa kurduğumuz her bağ, aslında biriyle aramıza açtığımız gizli birer yoldur. Birine çok samimi yaklaşmak, ona kalbimizin kapısını ardına kadar açmak demektir. Fakat bazen bu kapıdan ince düşünceyi bilmeyen insanlar girer ve özenle kurduğumuz dünyayı incitip geçer.
Birinin adını bütün korumaları bırakarak, yalın bir şekilde söylemek de büyük bir cesarettir. Çünkü isimler söylendiğinde aradaki mesafeler kalkar, kalbimiz tamamen açık hale gelir.
İşte bu yüzden, kalabalıklar arasında seçici bir sessizliği seçmek bir yalnızlık değil, bilinçli bir tercihtir. Dışarıdan bakanlar bunu soğukluk veya uzaklık sanabilir. Oysa bu durum, insanın kendi sınırlarını koruma ve ruhunu dinlendirme biçimidir. Her sese kulak vermemek, her çağrıya hemen koşmamak bir tür iç disiplindir.
Gerçek bilgelik herkesle aynı dilde konuşmak değil, doğru insanı bulana kadar susabilmektir. En güzel sözleri rastgele harcamak yerine, onları gerçekten hak edenlere saklamak gerekir. Kalabalıklar içinde kendi huzur alanını kurabilmek, insanın kendine verebileceği en büyük hediyedir.
